- Katılım
- 13 Ocak 2026
- Mesajlar
- 204
- Tepkime puanı
- 101
- Puan
- 43
Herkese merhabalar sevgili Excel Sınıfı üyeleri!

Yapay zekâ konuşurken çoğunlukla modellerin ne kadar hızlı cevap verdiğine veya hangi işi kolaylaştırdığına bakıyoruz. TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in Denizli’de yaptığı konuşma ise konuyu veri mahremiyeti, bağlantılı cihazlar ve savunma tesislerinin güvenliği açısından ele alıyor. Benim bu açıklamada üzerinde durduğum nokta, bir cihazın sadece fiziksel işleviyle değerlendirilmemesi. Kamera, sensör, internet bağlantısı ve yazılımın kim tarafından kontrol edildiği de tabloya dahil oluyor. Ancak konuşmadaki risk senaryolarını gerçekleşmiş bir saldırı haberi gibi okumamak gerekiyor.
Mahmut Faruk Akşit’in Denizli’deki konuşması. Fotoğraf: Sebahatdin Zeyrek / Anadolu Ajansı.
Konuşmada hangi uygulama anlatıldı?
Anadolu Ajansı’nın 11 Ekim tarihli haberine göre Akşit, Pamukkale Üniversitesi’nin Serinhisar’daki İslami Bilimler Enstitüsünde düzenlenen konferansta konuştu. Akşit, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI yerleşkelerine yabancı elektrikli araçların alınmadığını; yerli araçlara ise yazılım ve kontrolün kendilerinde olması gerekçesiyle izin verildiğini söyledi. Bu uygulamayı anlatırken araçlardaki kamera ve sensörlerin tesisler açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekti.
Burada aktardığımız bilgi, Akşit’in açıklamasıdır. Haberde bütün araçların teknik incelemesi, kapsamlı bir yasak listesi veya bağımsız bir güvenlik testi bulunmuyor. Dolayısıyla açıklamayı Türkiye’deki tüm elektrikli otomobiller için geçerli genel bir kullanım yasağı şeklinde genişletmek doğru olmaz.
Simülasyon örneği ile gerçek olayın farkı
Akşit, yapay zekâ kullanılan savaş simülasyonlarında araçların kontrol edilip saldırı amacıyla kullanılabileceği senaryolardan söz etti. Kaynak haber, böyle bir saldırının yaşandığını bildirmiyor. Ayrıca belirtilen simülasyonların yöntemi, modeli ve ayrıntılı sonuçları haberde sunulmuyor. Bu nedenle söz konusu bölümü bir güvenlik değerlendirmesi olarak aktarmak, kesinleşmiş teknik sonuç gibi sunmamak gerekiyor.
Bence bu ayrım haberin anlaşılması açısından çok önemli. Bir riskin tartışılması, her bağlantılı araçta aynı açığın bulunduğunu göstermez. Öte yandan gerçek olay kanıtı olmaması da hassas bir tesisin kendi risk değerlendirmesini yapmasına engel değildir. Benim yorumum, tartışmanın araçların etiketinden çok erişim yetkisi ve kontrol sınırları üzerinde yürütülmesinin daha açıklayıcı olacağı yönünde.
Verinin doğruluğu ve mahremiyet de gündemde
Akşit’in konuşması araçlarla sınırlı değildi. Yapay zekânın olmayan kaynakları ve verileri gerçekmiş gibi sunabileceğini belirterek çıktıların doğrulanmasını istedi. Kişisel verilerin insanların tercihlerini etkilemek için kullanılabileceğine ilişkin değerlendirmeler de yaptı. TEI’de kritik bilgilerin korunması amacıyla internetten fiziksel olarak ayrılmış sistemler kullandıklarını anlattı. AA, konuşmanın Akşit’in kişisel değerlendirmelerini içerdiğini belirttiğini de aktarıyor.
Bu başlık bizim forumda yaptığımız çalışmalarla da kesişiyor. Örneğin bir asistana şirket raporunu özetletmek istediğimizde iki ayrı sorumuz olur: Bilgiyi doğru yorumladı mı ve hangi veriyi hangi sisteme aktardık? İyi yazılmış bir özet, her iki sorunun da çözüldüğü anlamına gelmez. Ben bir tablodaki rakamları kaynak satırlarla karşılaştırmayı, paylaşılacak içeriği ise kurumun izin verdiği çerçevede belirlemeyi yararlı buluyorum.
Gündelik kullanıma nasıl bir ders çıkarıyorum?
Bir akıllı cihazı alırken hızını, pilini veya kolaylığını konuşuyoruz; erişim yetkileri ve güncelleme sorumluluğu da aynı değerlendirmeye girmeli. Bu, konuşmadan çıkardığım genel yorumdur. Savunma tesisi ile evdeki kullanımın risk düzeyi aynı değildir, bu yüzden bir kurumun önlemini bütün kullanıcılar için hazır bir reçete gibi uygulamak yerine kendi kullanım bağlamını düşünmek gerekir.
Örneğin bir ofis kamerası, otomatik temizlik cihazı ve kurumsal veriyle çalışan asistan farklı bilgilere erişir. Hangi cihazın ne görebildiğini ve hangi işlemi yapabildiğini ayrı ayrı anlamak, sadece “akıllı” ifadesine bakmaktan daha faydalıdır. Akşit’in açıklaması bana bu kontrol sorularını yeniden hatırlattı.
Siz bağlantılı cihaz seçerken yazılımın kontrolüne ve veri erişimine ne kadar bakıyorsunuz? Özellikle iş ortamında kolaylık sağlayan bir özellik ile gereksiz veri paylaşımı arasındaki sınırı nasıl belirliyorsunuz?
Kaynak: Anadolu Ajansı — TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Akşit’in Denizli’deki açıklamaları.
Yapay zekâ konuşurken çoğunlukla modellerin ne kadar hızlı cevap verdiğine veya hangi işi kolaylaştırdığına bakıyoruz. TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in Denizli’de yaptığı konuşma ise konuyu veri mahremiyeti, bağlantılı cihazlar ve savunma tesislerinin güvenliği açısından ele alıyor. Benim bu açıklamada üzerinde durduğum nokta, bir cihazın sadece fiziksel işleviyle değerlendirilmemesi. Kamera, sensör, internet bağlantısı ve yazılımın kim tarafından kontrol edildiği de tabloya dahil oluyor. Ancak konuşmadaki risk senaryolarını gerçekleşmiş bir saldırı haberi gibi okumamak gerekiyor.
Mahmut Faruk Akşit’in Denizli’deki konuşması. Fotoğraf: Sebahatdin Zeyrek / Anadolu Ajansı.
Konuşmada hangi uygulama anlatıldı?
Anadolu Ajansı’nın 11 Ekim tarihli haberine göre Akşit, Pamukkale Üniversitesi’nin Serinhisar’daki İslami Bilimler Enstitüsünde düzenlenen konferansta konuştu. Akşit, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI yerleşkelerine yabancı elektrikli araçların alınmadığını; yerli araçlara ise yazılım ve kontrolün kendilerinde olması gerekçesiyle izin verildiğini söyledi. Bu uygulamayı anlatırken araçlardaki kamera ve sensörlerin tesisler açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekti.
Burada aktardığımız bilgi, Akşit’in açıklamasıdır. Haberde bütün araçların teknik incelemesi, kapsamlı bir yasak listesi veya bağımsız bir güvenlik testi bulunmuyor. Dolayısıyla açıklamayı Türkiye’deki tüm elektrikli otomobiller için geçerli genel bir kullanım yasağı şeklinde genişletmek doğru olmaz.
Simülasyon örneği ile gerçek olayın farkı
Akşit, yapay zekâ kullanılan savaş simülasyonlarında araçların kontrol edilip saldırı amacıyla kullanılabileceği senaryolardan söz etti. Kaynak haber, böyle bir saldırının yaşandığını bildirmiyor. Ayrıca belirtilen simülasyonların yöntemi, modeli ve ayrıntılı sonuçları haberde sunulmuyor. Bu nedenle söz konusu bölümü bir güvenlik değerlendirmesi olarak aktarmak, kesinleşmiş teknik sonuç gibi sunmamak gerekiyor.
Bence bu ayrım haberin anlaşılması açısından çok önemli. Bir riskin tartışılması, her bağlantılı araçta aynı açığın bulunduğunu göstermez. Öte yandan gerçek olay kanıtı olmaması da hassas bir tesisin kendi risk değerlendirmesini yapmasına engel değildir. Benim yorumum, tartışmanın araçların etiketinden çok erişim yetkisi ve kontrol sınırları üzerinde yürütülmesinin daha açıklayıcı olacağı yönünde.
Verinin doğruluğu ve mahremiyet de gündemde
Akşit’in konuşması araçlarla sınırlı değildi. Yapay zekânın olmayan kaynakları ve verileri gerçekmiş gibi sunabileceğini belirterek çıktıların doğrulanmasını istedi. Kişisel verilerin insanların tercihlerini etkilemek için kullanılabileceğine ilişkin değerlendirmeler de yaptı. TEI’de kritik bilgilerin korunması amacıyla internetten fiziksel olarak ayrılmış sistemler kullandıklarını anlattı. AA, konuşmanın Akşit’in kişisel değerlendirmelerini içerdiğini belirttiğini de aktarıyor.
Bu başlık bizim forumda yaptığımız çalışmalarla da kesişiyor. Örneğin bir asistana şirket raporunu özetletmek istediğimizde iki ayrı sorumuz olur: Bilgiyi doğru yorumladı mı ve hangi veriyi hangi sisteme aktardık? İyi yazılmış bir özet, her iki sorunun da çözüldüğü anlamına gelmez. Ben bir tablodaki rakamları kaynak satırlarla karşılaştırmayı, paylaşılacak içeriği ise kurumun izin verdiği çerçevede belirlemeyi yararlı buluyorum.
Gündelik kullanıma nasıl bir ders çıkarıyorum?
Bir akıllı cihazı alırken hızını, pilini veya kolaylığını konuşuyoruz; erişim yetkileri ve güncelleme sorumluluğu da aynı değerlendirmeye girmeli. Bu, konuşmadan çıkardığım genel yorumdur. Savunma tesisi ile evdeki kullanımın risk düzeyi aynı değildir, bu yüzden bir kurumun önlemini bütün kullanıcılar için hazır bir reçete gibi uygulamak yerine kendi kullanım bağlamını düşünmek gerekir.
Örneğin bir ofis kamerası, otomatik temizlik cihazı ve kurumsal veriyle çalışan asistan farklı bilgilere erişir. Hangi cihazın ne görebildiğini ve hangi işlemi yapabildiğini ayrı ayrı anlamak, sadece “akıllı” ifadesine bakmaktan daha faydalıdır. Akşit’in açıklaması bana bu kontrol sorularını yeniden hatırlattı.
Siz bağlantılı cihaz seçerken yazılımın kontrolüne ve veri erişimine ne kadar bakıyorsunuz? Özellikle iş ortamında kolaylık sağlayan bir özellik ile gereksiz veri paylaşımı arasındaki sınırı nasıl belirliyorsunuz?
Kaynak: Anadolu Ajansı — TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Akşit’in Denizli’deki açıklamaları.