- Katılım
- 13 Ocak 2026
- Mesajlar
- 197
- Tepkime puanı
- 101
- Puan
- 43
Merhaba arkadaşlar! 
Yapay zekâ yarışının etkilerini yalnızca sohbet botlarında görmüyoruz. Bu sistemlerin arkasındaki veri merkezleri, bellek pazarını da değiştiriyor. Samsung’un üçüncü çeyrek için açıkladığı ön tahminler bunun dikkat çekici bir örneği: Şirket, 107,4 trilyon won, yani yaklaşık 80,17 milyar dolar faaliyet kârı bekliyor. Reuters’ın haberine göre bu rakam gerçekleşirse, teknoloji dünyasında bir çeyrekte 100 trilyon won faaliyet kârı eşiği ilk kez aşılacak.
Rakamlar büyük, ama henüz ön tahmin aşamasındayız
Samsung’un temmuz–eylül dönemi için verdiği faaliyet kârı beklentisi, geçen yılın aynı döneminin yaklaşık dokuz katı. Gelirin de yüzde 127 artışla 195 trilyon wona ulaşması öngörülüyor. İş kollarına göre ayrıntılı sonuçlar 29 Ekim’de açıklanacak.
Burada gelir ile faaliyet kârını ayırmak gerekiyor. Gelir, şirketin satışlarından elde ettiği toplam tutarı anlatırken faaliyet kârı, işin temel faaliyetlerinden kalan kazancı gösteriyor. Haberdeki 80,17 milyar dolar, toplam satış tutarı veya net kâr olarak okunmamalı. Ayrıca açıklanan rakamların henüz ayrıntılı sonuçlarla tamamlanmadığını unutmamak lazım.
Yapay zekâ talebi bellek üreticilerini neden öne çıkarıyor?
Reuters, yükselişin merkezinde güçlü bellek satışlarının bulunduğunu aktarıyor. Yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımlar, bellek arzının genişlemesinden daha hızlı ilerliyor. Bu dengesizlik, geleneksel DRAM ve NAND ürünlerinin yanında yapay zekâ uygulamalarında önemli rol oynayan yüksek bant genişlikli belleğe, yani HBM’ye olan talebi de büyütüyor.
Ben bunu şöyle okuyorum: Yeni bir yapay zekâ hizmetinin duyurulması, yalnızca yazılım tarafında bir gelişme değil. O hizmetin çalışması için gereken donanımın üretimi ve maliyeti de denklemin bir parçası. Kullanıcı olarak ekranımızda gördüğümüz özelliklerle, arka plandaki bellek pazarı arasında doğrudan bir bağlantı oluşuyor.
Reuters grafiği: Yapay zekâ kaynaklı bellek sıkıntısının üreticilerin brüt kâr marjlarına etkisi. Brüt kâr marjı ile faaliyet kârı farklı ölçülerdir.
Aynı şirket için hem fırsat hem maliyet baskısı
Haberin bana göre en ilginç tarafı burada. Bellek fiyatlarının yükselmesi Samsung’un çip işine destek olurken, telefon ve tüketici elektroniği bölümlerinde maliyetleri artırıyor. Reuters’ın aktardığı analist tahminlerine göre mobil iş kolunda üçüncü çeyrekte 1 milyar doları aşan zarar söz konusu. Sözleşmeli çip üretimi yapan foundry bölümünün de zarar etmeyi sürdürmesi bekleniyor.
Yani şirketin toplamında güçlü bir sonuç görülmesi, bütün bölümlerinin aynı durumda olduğu anlamına gelmiyor. Aynı bileşenin fiyat artışı, üretici tarafında avantaj yaratırken o bileşeni kullanarak cihaz satan tarafı zorlayabiliyor. Bu nedenle 29 Ekim’deki bölüm bazlı sonuçlar, büyük toplam rakam kadar önemli olacak.
Arşiv fotoğrafı: 8 Temmuz 2025’te New York’ta sergilenen Samsung Galaxy Z Fold 7 telefonları. Fotoğraf: Reuters / Jeenah Moon.
Bu yükseliş ne kadar sürebilir?
Samsung ve Micron, arz-talep dengesizliğinin 2028’e kadar sürebileceğini öngörüyor. Ancak Reuters, Çinli üreticilerin rekabeti ve yapay zekâ harcamalarında olası yavaşlamayı da riskler arasında sayıyor. Bellek fiyatlarının artış hızında yavaşlama beklentisi var; bu, fiyatların mutlaka düşeceği anlamına gelmiyor.
Benim bu haberden çıkardığım sonuç, yapay zekâdaki büyümeyi yalnızca yeni modeller üzerinden izlememek gerektiği. Bellek kapasitesi, üretim yatırımları ve cihaz maliyetleri de bu dönüşümün önemli parçaları. Şimdilik bu verilerden belirli bir telefonun veya bilgisayarın fiyatı hakkında kesin sonuç çıkarmak mümkün değil.
Sizce yapay zekâya yapılan yatırımlar donanım sektörünü uzun süre desteklemeye devam eder mi, yoksa talep ile üretim kapasitesi zamanla dengelenir mi? Yorumlarınızı merak ediyorum.
Kaynak: Reuters (reuters.com).
Yapay zekâ yarışının etkilerini yalnızca sohbet botlarında görmüyoruz. Bu sistemlerin arkasındaki veri merkezleri, bellek pazarını da değiştiriyor. Samsung’un üçüncü çeyrek için açıkladığı ön tahminler bunun dikkat çekici bir örneği: Şirket, 107,4 trilyon won, yani yaklaşık 80,17 milyar dolar faaliyet kârı bekliyor. Reuters’ın haberine göre bu rakam gerçekleşirse, teknoloji dünyasında bir çeyrekte 100 trilyon won faaliyet kârı eşiği ilk kez aşılacak.
Rakamlar büyük, ama henüz ön tahmin aşamasındayız
Samsung’un temmuz–eylül dönemi için verdiği faaliyet kârı beklentisi, geçen yılın aynı döneminin yaklaşık dokuz katı. Gelirin de yüzde 127 artışla 195 trilyon wona ulaşması öngörülüyor. İş kollarına göre ayrıntılı sonuçlar 29 Ekim’de açıklanacak.
Burada gelir ile faaliyet kârını ayırmak gerekiyor. Gelir, şirketin satışlarından elde ettiği toplam tutarı anlatırken faaliyet kârı, işin temel faaliyetlerinden kalan kazancı gösteriyor. Haberdeki 80,17 milyar dolar, toplam satış tutarı veya net kâr olarak okunmamalı. Ayrıca açıklanan rakamların henüz ayrıntılı sonuçlarla tamamlanmadığını unutmamak lazım.
Yapay zekâ talebi bellek üreticilerini neden öne çıkarıyor?
Reuters, yükselişin merkezinde güçlü bellek satışlarının bulunduğunu aktarıyor. Yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımlar, bellek arzının genişlemesinden daha hızlı ilerliyor. Bu dengesizlik, geleneksel DRAM ve NAND ürünlerinin yanında yapay zekâ uygulamalarında önemli rol oynayan yüksek bant genişlikli belleğe, yani HBM’ye olan talebi de büyütüyor.
Ben bunu şöyle okuyorum: Yeni bir yapay zekâ hizmetinin duyurulması, yalnızca yazılım tarafında bir gelişme değil. O hizmetin çalışması için gereken donanımın üretimi ve maliyeti de denklemin bir parçası. Kullanıcı olarak ekranımızda gördüğümüz özelliklerle, arka plandaki bellek pazarı arasında doğrudan bir bağlantı oluşuyor.
Reuters grafiği: Yapay zekâ kaynaklı bellek sıkıntısının üreticilerin brüt kâr marjlarına etkisi. Brüt kâr marjı ile faaliyet kârı farklı ölçülerdir.
Aynı şirket için hem fırsat hem maliyet baskısı
Haberin bana göre en ilginç tarafı burada. Bellek fiyatlarının yükselmesi Samsung’un çip işine destek olurken, telefon ve tüketici elektroniği bölümlerinde maliyetleri artırıyor. Reuters’ın aktardığı analist tahminlerine göre mobil iş kolunda üçüncü çeyrekte 1 milyar doları aşan zarar söz konusu. Sözleşmeli çip üretimi yapan foundry bölümünün de zarar etmeyi sürdürmesi bekleniyor.
Yani şirketin toplamında güçlü bir sonuç görülmesi, bütün bölümlerinin aynı durumda olduğu anlamına gelmiyor. Aynı bileşenin fiyat artışı, üretici tarafında avantaj yaratırken o bileşeni kullanarak cihaz satan tarafı zorlayabiliyor. Bu nedenle 29 Ekim’deki bölüm bazlı sonuçlar, büyük toplam rakam kadar önemli olacak.
Arşiv fotoğrafı: 8 Temmuz 2025’te New York’ta sergilenen Samsung Galaxy Z Fold 7 telefonları. Fotoğraf: Reuters / Jeenah Moon.
Bu yükseliş ne kadar sürebilir?
Samsung ve Micron, arz-talep dengesizliğinin 2028’e kadar sürebileceğini öngörüyor. Ancak Reuters, Çinli üreticilerin rekabeti ve yapay zekâ harcamalarında olası yavaşlamayı da riskler arasında sayıyor. Bellek fiyatlarının artış hızında yavaşlama beklentisi var; bu, fiyatların mutlaka düşeceği anlamına gelmiyor.
Benim bu haberden çıkardığım sonuç, yapay zekâdaki büyümeyi yalnızca yeni modeller üzerinden izlememek gerektiği. Bellek kapasitesi, üretim yatırımları ve cihaz maliyetleri de bu dönüşümün önemli parçaları. Şimdilik bu verilerden belirli bir telefonun veya bilgisayarın fiyatı hakkında kesin sonuç çıkarmak mümkün değil.
Sizce yapay zekâya yapılan yatırımlar donanım sektörünü uzun süre desteklemeye devam eder mi, yoksa talep ile üretim kapasitesi zamanla dengelenir mi? Yorumlarınızı merak ediyorum.
Kaynak: Reuters (reuters.com).